Bartın Devlet Hastanesi, yeni binasına taşınalı bir buçuk ay oldu.
Yeni hastane, açılmadan önce olduğu gibi açıldıktan sonra da tartışılmaya devam etti.
Bu bir buçuk aylık süreci değerlendirmek yerine gözlemlemeyi tercih ettim.
Bazıları hastanenin yatak kapasitesini gündeme getirdi.
400 yatak kapasitesinin il nüfusu göz önünde bulundurulunca o günün şartlarına göre yeterli, bugünün şartlarına göreyse yetersiz olacağını savundu.
Bazılarıysa iki hastanenin tek bir binada birleştirilmesinden dolayı otopark sorunun ortaya çıktığını söyledi.
Yaşanan bu sıkıntı basında da gündem oldu.
Bu bir buçuk aylık süreçte gündeme gelen bu iki konu bence çok önemli sorunlar değildi.
Yatak kapasitesi yetmezse, odaları iki yatağa çevirirsiniz ya da ek bina yaparsınız yine sorunun içinden çıkarsınız.
Otopark sorunu da keza açılacak yeni bir alanla yine çözülebilecek bir sorun.
Ondan ben bu konulara değinmeye gerek görmedim.
Bence dikkatlerden kaçan ya da kaçmasa da kimsenin konuşmak istemediği daha önemli bir sorun vardı.
Oda manyetik rezonans anlamına gelen görüntüleme yöntemi MR. (Emar)
Hastane taşındığından bugüne geçen bu bir buçuk aylık süreçte MR ünitesi hayata geçirilemedi.
Kulağımıza gelen bazı duyumlara göre; bu ünite hiç çalışmadı yani kurulamadı.
Bazı duyumlara göre de; kuruldu ancak sürekli arıza yaptı, ara ara çalıştı.
Her iki sonuçta da hem hastalar hem de doktorlar bir buçuk ay boyunca MR sorunu yaşadı.
Acil olan hastaların MR çekimi ildeki iki özel kuruluştan biri olan AKTIP’ta gerçekleştirildi.
Her iki özel sağlık kuruluşunun MR cihazlarının çalışma performansı arasında bir fark bulunmuyor.
Nedense kulağımıza acil olan hastaların bir kısmının da AKTIP gibi MR ünitesi olan Yaşam Tıp Merkezine yönlendirildiği bilgisi hiç gelmedi.
Belki de yönlendirilmiştir ama yerin kulağı vardır misali denilip bunu biz hiç duymamışta olabiliriz.
Bildiğim kadarıyla acil MR’larda devlet ve özel sağlık kuruluşları arasında özel bir sözleşme olmasına gerek yok.
Durum acil olduğu için ücretlendirmesi de her iki taraf içinde yüksek değil. Yani devlet, acil MR ücreti ne kadarsa ve hangi kurumda çekiliyorsa ücreti o kuruma ona göre ödüyor.
Dolayısıyla acil MR’lar AKTIP’ta çekildiği için bu ücreti AKTIP alıyor.
Yine duyumlarımıza göre normal MR’lar da Çaycuma’da çekiliyor.
Yani aciliyeti olmayan hastalar, MR çekimi için Çaycuma’ya gidiyor.
Peki Bartın bu süreci bir buçuk ay boyunca neden yaşadı.
Aldığımız bilgilere göre; bunun sebebi Bartın Devlet Hastanesi elektrik tesisatında ve topraklamada yaşanan sorun yüzünden.
Bir bilgiye göre; Hastanede MR’ın kurulacağı ünitede topraklama bulunmuyor.
Bu olmadığı için MR Ünitesi çalıştırılamıyor.
Elektrik mühendisi değilim ama az çok sordum soruşturdum. Topraklama olmadan MR çalıştırılırsa cihazlarda elektrik kaçağından tutunda cihazın çalıştığı esnada parçalanması hatta hastanede elektrik kaçağından dolayı yangın çıkması dahi olası.
Yine az çok araştırdığım kadarıyla topraklama öyle yapılması öyle uzun süre alan bir elektrik işlemi değil.
Yani birkaç gün bilemediniz en zor haliyle bir iki haftada yapılabilecek bir şey.
Ama bu elektrik çalışmasının süresi Bartın Devlet Hastanesi için tam bir buçuk ay sürüyor.
Ne kadar ilginç değil mi?
İnsan ister istemez şu soruları sormaktan da kendini alamıyor;
Acaba bu sorun nereden ve neden kaynaklandı?
Hastane elektrik tesisatı ya da topraklaması MR’ın çalışması için neden yeterli gelmedi?
MR ünitesine ayrı bir topraklama mı yapıldı?
Hastane topraklaması yeterliyse MR neden topraklamadan dolayı kurulamadı ya da çalıştırılamadı?
Belki bu süre ve sorular bana geldiği gibi o kadar ilginç değildir.
Belki teknik ve mantıksal bir açıklaması vardır?
Kim bilir?
Neyse ki yine duyduğumuza göre topraklama sorunu giderilmiş.
Emeği geçenlerin ellerine sağlık. Hayırlısı olsun.
ASAYİŞ
2 gün önceASAYİŞ
3 gün önceGENEL
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceASAYİŞ
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önceGENEL
4 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.