DOLAR 45,2034 0.04%
EURO 52,9136 -0.16%
ALTIN 6.621,10-1,21
BITCOIN 35617480.18904%
Bartın

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

BANKOĞLU’NDAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN GENELGESİNE TEPKİ

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayımlanan ve 2026-2035 yıllarını kapsayan “Aile ve Nüfus Genelgesi” ile medya ve dijital mecralara yönelik denetim planlarını sert sözlerle eleştirdi.

ABONE OL
Mayıs 4, 2026 14:04
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bankoğlu, iktidarın “cinsiyetsizleştirme ile mücadele” adı altında toplumu kutuplaştırdığını, ancak çocukların yoksulluğuna ve iş cinayetlerine göz yumduğunu vurguladı.

BEBEK MAMASINA ALARM TAKILIRKEN HANGİ NÜFUSTAN BAHSEDİYORSUNUZ?

Bankoğlu şunları söyledi:

Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla 2026-2035 Aile ve Nüfus Yılı adıyla sunulan genelgede, gençlerin evlilik ile ailelerin daha çok çocuk yapması istenerek nüfusun artırılması planlanmaktadır. Aile kurumunun yine küresel yapılarca yıpratıldığını ve cinsiyetsizleştirme propagandasının yapıldığı yine genelgede uzun uzun anlatılmış. AKP’nin her eksiğinde dış güçler masalına sarılması bir acziyet göstergesidir. Evlilik ve çocuk sayısında son yıllarda bir azalma olduğu açık; ancak bunu tümüyle dış güçlerin propagandasına ve bireysel özgürlük arayışlarına bağlamak da bir o kadar yanıltıcıdır. AKP, dünyanın en acı nüfus politikasını uygulamaktadır: milyonları açlık sınırı altında bir gelirle yaşamaya zorlayarak yoksulluğu tüm toplum kesimlerine yaymıştır. Genç işsizliğin Avrupa rekoru kırdığı, asgari ücretle çalışan oranının yüzde 50’lere ulaştığı bir ülkede gençler nasıl evlenecek? Geçim şartlarının her geçen gün zorlaştığı, temel gıdadan kiraya ekonomik yıkımın olağan hale geldiği yerde evliler neye güvenerek çocuk yapsın? Üstelik güvenliğin yanı sıra eğitim, sağlık gibi masrafların ne düzeyde arttığı da herkesin malumudur. 

Bu genelge 22 yıllık bir çürümenin, ekonomik yıkımın ve kendi yarattıkları cehennemi örtbas etme çabasının yeni bir kılıfıdır. Cinsiyetsizleştirme söylemi bu yönüyle aldatıcıdır. Halkın gerçek sorunlarına kör olan bu zihniyet, çocukları ve kadınları korumak yerine onları kendi ideolojik cenderesine hapsetmek istiyor. Saray rejimi, toplumu cinsiyetsizlik tehlikesi gibi hayali düşmanlarla oyalarken; sokaktaki gerçek tehlike açlıktır, sefalettir, geleceksizliktir! Siz hangi aileden, hangi nüfus artışından bahsediyorsunuz? Bugün bu ülkede gençler kafede bir çay içmeye korkuyor. Asgari ücretin ev kirasının yarısına bile yetmediği, sıradan bir düğün yapmanın milyonlarca liraya mal olduğu bir düzende gençler nasıl yuva kuracak? Marketlerde bebek mamalarının kilitli dolaplarda satıldığı, peynire, yağa hırsızlık alarmı takıldığı bir ülkede vatandaşa “çocuk yap” demek, en hafif tabirle milletle alay etmektir. 

SİZİN DERDİNİZ AİLE DEĞİL, TEK TİP BİR TOPLUM YARATMAK

Kendi bakamadığı çocuğun, kurduramadığı yuvanın hesabını vermeyen iktidar, şimdi vatandaşın yaşam tarzına bekçilik yapmaya soyunuyor. Kendi yandaşları lüks hayatlar yaşarken; açlık sınırı altında milyonlarca insana sadece ölümü, yoksulluğu ve sömürüyü reva görüyorlar. Staj maskesiyle MESEM’lerde ucuz iş gücü olarak fabrikaların dişlileri arasına attığınız, iş cinayetlerinde can veren o çocukların hesabını verdiniz mi de şimdi aileyi korumaktan bahsediyorsunuz? Çocuklar sokaklar çetelerin ve uyuşturucunun pençesindeyken toplumu oyaladınız; bugün çıkmış dijital mecraları denetlemekten bahsediyorsunuz. Bugün yaşanan tüm bu sorunların tek sorumlusu sizsiniz. Sizin derdiniz çocuklar veya aile değil, sizin derdiniz tek tip bir toplum yaratmak!

KUTSAL AİLE DENİLEN ŞEY ORTA ÇAĞ KARANLIĞIDIR!

Bu genelgenin satır aralarına gizlenen aşırı cinsiyetçi, ataerkil dil, iktidarın asıl niyetini ele vermektedir. Bunların “kutsal aile” dediği şey; kadını eve hapseden, sadece ücretsiz bakıcı olarak gören Orta Çağ karanlığıdır. Kadına kendi soyadını kullanmayı bile bir lüks gören, Anayasa Mahkemesi kararlarını hiçe sayan bu anlayış, aileyi bir sevgi ve dayanışma bağı değil, erkeğin tahakküm kurduğu bir alan olarak kurguluyor. Kadını şiddetten koruyan İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkanlar, bugün ailenin korunması diyerek aslında erkek egemenliğini kutsuyor. Aileyi muhafazakar bir kılıfla kutsallaştırarak, kadının uğradığı şiddeti, emeğinin görünmez hale gelmesini ve en temel birey olma hakkını yok edemezsiniz.

CİNSİYETSİZLEŞME DEĞİL, KİMLİKSİZLEŞTİRME VE YOKSULLAŞTIRMA!

Vatandaşına temel gıdayı dahi çok gören, çocuğunun beslenme çantasına bir yumurta koyamayan anneyi çaresiz bırakan bu iktidar; şimdi kalkmış kadınlardan daha çok çocuk istiyor. Aileler yoksul, aileler perişan! Devletin görevi insanların yaşam tarzına ayar vermek değil; her çocuğa eşit eğitim, her gence iş, her aileye insanca yaşayacak bir asgari koşul sağlamaktır.

Bu genelge, çökmüş ekonominin ve bitik bir siyasetin üzerini örtmek için piyasaya sürülmüş ucuz bir kültür politikası aracıdır. 23 yıldır insanlar bıktı. Tüm Türkiye biliyor ki; bu bir aile koruma planı değil, bir baskı ve yasak planıdır. Halkın derdi sizin uydurduğunuz suni savaşlar değil; geçimdir, adalettir, eşitliktir! Bizler; kadınların eşit, çocukların tok ve güven içinde olduğu laik, demokratik bir Türkiye mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Gençlerin geleceğe umutla baktığı, kadınların özgür ve eşit bireyler olarak var olduğu, yoksulluğun ve çocuk şantiyede değil, okulda olduğu bir Türkiye’yi kuracağız.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.