“NATO BAHANESİYLE FAKİRLİĞİMİZİ PANOLARLA KAPATIYORLAR!”
BANKOĞLU’NDAN NATO ZİRVESİ AÇIKLAMASI
CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak olan NATO zirvesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bankoğlu toplantılar için uygulanan yasakları “bir şehrin ablukaya alınması” olarak nitelendirirken hükümeti de sert sözlerle eleştirdi. CHP’li vekil açıklamasında NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının, ittifak çalışmaları ile ilgili kararlar almak üzere bir araya geldiklerini ve hükümetin Türkiye’yi küçük düşüren uygulamalara imza attığını söyledi.
AKP YARGISI POTANSİYEL SUÇLU AVINA ÇIKTI
Bankoğlu basına yaptığı açıklamada şunları söyledi:
NATO kurulduğu 1949 yılından bu yana belirli aralıklarla seçilmiş olan ülkelerde toplantılar gerçekleştiriyor. Bu zirve toplantısı ikinci kez ülkemizde yapılıyor. Kuruluş amacı muhtemel bir Sovyet askeri tehdidine karşı Batı Avrupa’nın korunması olan bu birliğe ülkemiz 1952 yılında katılmıştır. Ankara’da gerçekleştirilecek olan ve 32 devlet ve hükümet başkanının katılacağı toplantı elbette önemlidir. Katılanların güvenliği birinci derece Türkiye’nin sorumluluğundadır ve bunun için gerekli önlemler alınmalıdır. Ancak NATO toplantısı öncesinde AKP yargısı potansiyel suçlu avına çıktı. Akademisyen, gazeteci, sivil toplum kuruluşu üyesi demeden potansiyel suçlu bahanesiyle 236 kişiyi tutukladı. Kendi insanına bu kadar kötü muamele etme payesini de yine AKP kapmış oldu. Ortada suç yok ama AKP yargısı adeta falcı, niyet okuyor, bir üniversite hocasının, bir genel yayın yönetmeninin ya da TEMA vakfı gönüllülerinin suç işleme ihtimalini bile biliyorlar. Artık AKP’nin bakış açısını, gidiş yolunu, mantıksızlıklarını ve hukuki kılıf uydurma becerilerini herkes biliyor.
KEŞKE ANKARA’DA YAŞAYANLARI BAŞKA BİR ŞEHRE TAŞISALARDI(!)
Bu tür toplantıların yapıldığı ülkelerde organizasyonlar şehrin kalbinde değil, şehrin dışında bir alanda organize edilir. Ekonomi dibin dibini görmüşken, insanlar her gün kuruş hesabı yaparken kamu kuruluşlarında idari izin olacak, bu tarihlerde sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence, kutlama ve benzeri kamuya açık etkinlikler ve hatta inşaatlar da yapılamayacak. Şehrin en önemli ana yolları trafiğe kapatılacak, burada kimsenin aracı olmayacak, yurttaşlar bir yerden bir yere ya çile çekerek gidecek ya da gidemeyeceği için esnaf olmayan kazancından, insanlar yevmiyesinden vazgeçecek. En önemli metro durakları kapatılacak, otobüs güzergahları değişip iki üç kat uzun yollara yönlenecek. Keşke Saray hükümeti Ankaralıları başka bir şehre taşısaydı ya da sokağa çıkma yasağı koysaydı. Zira daha kolay ve ucuz olabilirdi.
VATANDAŞ BU FİLM DEKORUNUN BEDELİNİ VERGİLERİ İLE ÖDÜYOR
Bu süreçte yine Çankaya’daki kreşler kapanacak. Tam bir üçüncü dünya ülkesi gibi çirkin olan fakirliği gözler önüne seren her şeyin önü panolarla, çitlerle kapatıldı. Taksicilere gri pantolon, beyaz gömlek yanına araçlarına lokum ve kolonya eklendi. Aniden atlı polisler şehri bastı. Fransa Cumhurbaşkanı sabah rahat koşsun diye koşacağı muhtemel parklar da halka kapatıldı. Geçecekleri yollara binlerce çiçek dikildi. Baştan aşağı antidemokratik uygulamalarının gölgesinde, halkın gözü kulağı açıklanacak emekli maaş artışlarında, açlık grevindeki öğretmenlerde. Sözün özü şimdiden 12 milyar TL harcandığı belirtilen bu film dekorunun bedelini millet vergileri ile ödüyor. Saray cidden ne itibardan tasarruf ediyor ne de müsrifliğinden vazgeçmiyor. Bu lale devrinin sonu er geç gelecek.
GENEL
7 saat önceGENEL
10 gün önceGENEL
11 gün önceGENEL
16 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGENEL
24 gün önceGENEL
12 Temmuz 2026