Bartın Ulus İlçesi Ulukaya Köyünde doğup siyaset basamaklarını tek tek tırmanarak Kabinede Adalet Bakanı olup ülke yönetiminde söz sahibi olan Yılmaz Tunç kimdir?
Bu soruya eminim herkesin kendine göre bir cevabı var.
Siyasetçi, devlet adamı, hukukçu, avukat, milletvekili, komisyon başkanı, grup başkanvekili, bakan…
İsminin önüne gelen unvanları sıralamaya kalktığınızda liste bu şekilde uzayıp gider.
2001’de AK Parti’nin kuruluşuyla birlikte AK Parti Pendik Kurucu İlçe Başkanlığıyla başlayan AK Partiyle yaşıt tam 25 yıllık bir siyaset yolculuğu.
25 yıl boyunca partisince kendisine verilen her görevi başarıyla yerine getirip vefa, özveri, çalışkanlık, inançla çalışıp öyle tepeden inme değil, tek tek tüm basamakları çıkarak elde edilen bir siyasi başarı.
Üstelik bu başarı çizgisi bir kez bile iniş göstermemiş aksine 25 yıl boyunca hep bir basamak yukarı çıkmış.
Bu yüzden “Yılmaz Tunç kimdir?” sorusuna adının önüne hangi unvan getirilirse getirilsin benim için verilecek ve verilebilecek tek bir cevap var.
Yılmaz Tunç, hem bu ülke hem de partisi için AK Parti’nin istikrarla devam ettirdiği 25 yıllık iktidar hafızasıdır.
AK Parti’yle ilgili bugün muhalefetiyle birlikte herkesin vardığı ortak kanılardan biri hala devam etse de iktidar gücünün eskisi gibi kuvvetli ve etkili olmadığı kanısı.
Bu kanıya varılmasında gösterilen bir çok sebep var.
Pandemi, dış politikadaki gel-gitler, ülkemizin komşularında yaşanan siyasi ve askeri olaylar, ekonomi, enflasyon, insanların gelir gider dengesizliği, parti içinde üst yapıyla alt yapı arasında kopan bağ…
Kanıyla ilgili tespitler listesi de çok uzun.
Ancak herkesin ortak fikirde olduğu ve aynı noktada buluştuğu tek bir tespit var.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu 25 yıllık istikrarlı iktidar sürecinde Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Bülent Arınç gibi isimler başta olmak üzere parti içerisinde ve politikasında etkin yol arkadaşlarının teker teker partiden ayrılması, uzaklaşması ya da uzaklaştırılması.
Yani hem AK Parti hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi ve hizmet politikalarını sahada en iyi şekilde uygulayan isimleri zamanla kaybetmiş ya da bu isimler siyasetin acımasız manevralarıyla kaybettirilmiş.
İşte tam bu noktada AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan için Yılmaz Tunç’un önemi şuanda partide siyaset yapan tüm isimlerin arasında daha çok ortaya çıkıyor.
Çünkü; 2001’de Pendik Kurucu İlçe Başkanlığıyla AK Parti’de siyaset yapmaya başlayan Tunç, partinin sadece 25 yıllık hafızası değil aynı zamanda her ne koşulda olursa olsun AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı terk etmeyerek ona yol arkadaşlığı yapan ve partisine hizmet eden tek isim.
367 Cumhurbaşkanlığı seçim krizi, 27 Nisan 2007 bildirisi ya da herkesin bildiği adıyla E-muhtırası, 17-24 Aralık operasyonları ve 300’den fazla askeri ve sivil vatandaşımızın hayatını kaybettiği, binlerce vatandaşımızın da yaralandığı 15 Temmuz darbe girişimi.
Tunç, AK Parti’nin iktidarına son verebilecek ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi hayatına nokta koyabilecek bütün bu kırılma anlarında partisinin ve Cumhurbaşkanının yanında olan nadir siyasetçilerden biri.
Partiye verdiği hizmeti ve katkıyı konuşmaya bile gerek yok.
Zaten bu hizmetler ve katkılarda, siyasi kariyerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kendisine verilen görevlerden de bence yeteri kadar anlaşılıyor.
2007’de başladığı ve 5 dönem yani 16 yıl boyunca sürdürdüğü Bartın Milletvekilliği görevinde, milletvekilli, yerel, cumhurbaşkanlığı seçimleriyle referandumlar dahil tam 16 seçim gördü.
Bu 16 seçimin 16’ında da Bartın’ın her köşesini karış karış gezip gidilmedik köy, belde, ilçe bırakmadan çalışarak AK Parti’nin Bartın’da sandıktan 1. Parti çıkmasında büyük katkısı ve payı var.
Milletvekilliği döneminde Bartın’a kazandırdığı yatırımları saymaya kalksak kendisi kürsüye çıktığında bir saat konuştuğu halde nasıl bitiremiyorsa bizde bitiremeyiz.
Neden mi bunu söyledim?
Çünkü o dönemlerde sahada olan biri olarak bir programda tam 50 dakika boyunca yatırımları anlattığı konuşmasını bilirim.
Zamanı nereden mi biliyorum?
Ne yalan söyleyeyim o anlatırken “Ne zaman konuşması bitecek?” diye çok saatime baktım.
Yılmaz Tunç, AK Parti iktidarlarında Bartın’a kazandırılan yatırımları öyle üstün körü anlatan biride değil.
Hangi yatırımın ne zaman ihale edildiği, maliyetinin ne kadar olduğu, kaç paraya ihale edildiği, işe ne zaman başlandığı ne zaman biteceğine kadar kronolojik sırasına kadar aktarabilme kapasitesine ve zekaya da sahip.
Bartın Milletvekilliği süresince, sağlıktan ulaştırmaya, tarımdan sanayiye, kültürden eğitime her alanda Bartın’a o kadar çok yatırım kazandırdı ki komşu iller bile Bartın’a ve Yılmaz Tunç’un hizmet ve icraat anlayışına hayran kaldı.
Hatta bir ara Zonguldak basını Tunç ve Bartın için AK Partili Zonguldak milletvekillerini kastederek “5’ini size verelim bize Tunç’u verin.” Diye bile yazdı.
Milletvekilliği döneminde bu hizmet ve icraat anlayışını sadece Bartın’a değil komşu illere de nüksettirmeyi başaran Tunç, bunun için Bartın’ın değil aslında Batı Karadeniz Bölümünün milletvekili oldu.
Bunun için Batı Karadeniz Yılmaz Tunç’a gıptayla baktı.
Bunun için sevmeyeni bile “Sezar’ın hakkı Sezar’a” diyerek Yılmaz Tunç’a saygı duyup hakkını vermek zorunda kaldı.
Bu sürede sadece Bartın için çalışmadı. Partisi içinde çok çalıştı.
AK Parti’nin hazırlayıp Meclise sunduğu birçok kanun teklifinde Yılmaz Tunç’un imzası vardı.
Anayasa Komisyonu dahil komisyonlarda yürüttüğü çalışmalardan bahsetmiyorum bile.
Bunun için Tunç, AK Parti’nin 25 yıllık siyasi, hizmet, icraat ve yasa hafızasıdır.
3 yıllık Adalet Bakanlığı süresinde de hizmet ve icraat anlayışından taviz vermeden 60 ili ziyaret etmiş, yargının hem fiziki hem personel hem de günümüz şartlarına uyum sağlaması adına 81 ilde çalışmalarını hiçbir ayrım gözetmeden yapmış, 11 ve 12. Yargı Paketlerinin çıkmasını sağlamış, 13 Yargı Paketinin hazırlanmasını gerçekleştirmişti.
AK Parti ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine en büyük katkıyı da sivil anayasa çalışmalarını gerçekleştirerek vermeye çalışmıştır.
Bütün bu sözlerden kendisinin mükemmel olduğu anlaşılmasın.
Yılmaz Tunç’ta bir insan ve elbette kendisinin hataları da olmuştur.
Ama şu bir gerçek ki bu hatalar insani kalmış siyasi ve devlet adamlığı kariyerinde AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset ve devlet politikalarına yansımamıştır.
Aksine bu 25 yıllık yol arkadaşlığından, hizmetten ve çalışmalardan dolayı Yılmaz Tunç’un AK Parti’de ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte yola devam etmesinin ne kadar önemli ve gerekli olduğu daha iyi anlaşılmalıdır.
Kendisinin siyasi kariyerine layık ve uygun Cumhurbaşkanlığında ya da parti içerisinde verilecek bir görev; Yılmaz Tunç, 25 yıllık istikrarlı iktidarın nasıl hafızasıysa aynı zamanda iktidarın istikrarla devam edeceği geleceğin yapı taşlarından biridir.

GENEL
14 gün önceGÜNDEM
14 gün önceGENEL
19 gün önceGENEL
20 gün önceGENEL
29 gün önceGENEL
03 Mart 2026SPOR
03 Mart 2026