TSO’NUN GÜNDEMİ TAYLAND DEĞİL, BU SORULAR OLMALI!
TSO’YA AÇIK ÇAĞRI
Bartın Ticaret ve Sanayi Odası son günlerde hiç de hoş olmayan bir konuyla gündemde.
Odanın kurumsal Instagram hesabından Tayland’la ilgili bir paylaşımın beğenildiği konuşuluyor.
Dahası, aldığımız duyumlara göre bu beğeniyi yapan ve ekran görüntüsünü alıp dışarıya servis eden kişinin de TSO’nun kendi içinden olduğu ileri sürülüyor.
Eğer bu iddialar doğruysa elbette kurumsal hesapların nasıl yönetildiği ve kurum içindeki bilgilerin nasıl dışarı çıktığı sorgulanmalıdır.
Ama bana göre asıl mesele bu değil.
Bir “beğeni” üzerinden günlerce konuşmak kolay.
Zor olan, Bartın iş dünyasının gerçek sorularına cevap vermek.
Çünkü Bartın TSO’nun resmi söylemine baktığımızda karşımıza “şeffaflık”, “üye odaklılık”, “açık iletişim” ve üyelerin ihtiyaçlarını öncelikli ele alma gibi oldukça iddialı ilkeler çıkıyor.
O halde biz de tam bu noktadan soralım:
Bartın Ticaret ve Sanayi Odası tarafından gerçekleştirilen yemekli organizasyonlarda veya toplantılarda hizmet alınmadan önce Bartın’daki farklı restoranlardan fiyat teklifi alınıyor mu?
Alınıyorsa kaç işletmeden alınıyor?
Teklifler hangi kriterlere göre değerlendiriliyor?
Yoksa belirli işletmelerle sürekli mi çalışılıyor?
Bir başka soru daha:
TSO’nun düzenlediği yemek, toplantı ve diğer etkinliklerde çalıştığı bir organizasyon firması var mı?
Varsa bu firma hangisi?
Bu firmayla hangi yöntemle çalışılmaya başlandı?
Başka organizasyon firmalarından teklif alındı mı?
Ve kamuoyunda konuşulan en önemli sorulardan biri:
Bu organizasyon firmasının sahibi ya da yetkilisi aynı zamanda Bartın Ticaret ve Sanayi Odası’nda çalışan bir kişi mi?
Burada kimseyi peşinen suçlamıyoruz.
Tam tersine, soruyoruz.
Çünkü cevap vermesi gereken makam biz değiliz.
Bartın Ticaret ve Sanayi Odası yönetimidir.
Eğer ortada yanlış bir bilgi varsa çıkarsınız, belgeleriyle açıklarsınız.
“Şu firmalardan teklif aldık, şu kriterlere göre değerlendirdik, şu nedenle bu firmayla çalıştık” dersiniz.
Konu kapanır.
Ama sorular cevapsız kaldıkça dedikodular büyür, soru işaretleri çoğalır.
Bartın TSO birkaç kişinin değil, binlerce üyenin odasıdır.
Esnafın, sanayicinin, tüccarın, yatırımcının çatısıdır.
Dolayısıyla o çatı altında harcanan her kuruşta, yapılan her organizasyonda ve hizmet alınan her firmada üyelerin kafasında soru işareti bırakmayacak bir şeffaflık anlayışı olması gerekir.
Bugün birçok TSO üyesinden yeterince destek göremediklerine yönelik eleştiriler duyuyoruz.
Üye aidatını ödüyor.
Peki karşılığında ne görüyor?
Kaç küçük işletmenin derdine çözüm üretti?
Kaç esnafın ticaretini geliştirecek somut çalışma yaptı?
Kaç işletmeye yeni pazar, yeni müşteri veya yeni yatırım imkânı sağladı?
Bunların konuşulması gerekiyor.
Çünkü Bartın iş dünyasının gündemi bir Instagram beğenisinden çok daha büyük.
Ekonomik şartların ağırlaştığı, işletmelerin maliyetlerle mücadele ettiği bir dönemde Ticaret ve Sanayi Odasının enerjisini kurum içi hesaplaşmalara değil, üyelerinin sorunlarına harcaması gerekiyor.
Ve son olarak açıkça söylüyorum:
Tayland paylaşımını kimin beğendiğini tartışabilirsiniz.
Ekran görüntüsünü kimin dışarı sızdırdığını da araştırabilirsiniz.
Bu ince ayak kaydırma operasyonunun becereksiz dahisinide öğrenebilirsiniz.
Ama bunları konuşurken asıl soruları unutturmayın.
TSO organizasyonlarında kimlerden fiyat alınıyor?
Hangi firmalarla çalışılıyor?
Organizasyon hizmetleri hangi kriterlerle veriliyor?
TSO çalışanlarıyla hizmet alınan şirketler arasında ticari bir bağlantı var mı?
Üyeler arasında eşitlik ve rekabet gerçekten sağlanıyor mu?
Bu soruların cevabı dedikoduyla değil, belgeyle ve açık bir açıklamayla verilmelidir.
Çünkü mesele Tayland değil.
Mesele güven.
Ve bir Ticaret ve Sanayi Odasının kaybetmemesi gereken en önemli sermaye de tam olarak budur.