05 Haziran 2026 Cuma
Kararı “faillere koruma kalkanı” olarak nitelendiren Bankoğlu, “Çocuklarımızı korumaktan aciz, failleri korumaya programlı bir zihniyetle karşı karşıyayız!” dedi.
FAİLLERE KOL KANAT GERİLDİ
Bankoğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bugün, Meclis’te taciz skandalına ilişkin verilen tahliye kararları, Türkiye’de adaletin kimler için işlediğinin, kimlerin ise koruma kalkanına alındığının tescilidir. Meclis çatısı altında stajyer çocuklara ve genç kadınlara yönelik işlenen istismar suçunun failleri, “sabit ikametgah” ve “delillerin toplanmış olması” gibi gerekçelerle serbest bırakılmıştır. Siyasetçilere ve belediye başkanlarına gelince yargı kılıcını en sert şekilde kullananlar, sıra Meclis’teki kendi çürümüş düzenine geldiğinde nasıl da ölçülülükten, tutukluluğun tedbir olmasından dem vuruyorlar! Sizin için ‘tedbir’ olan bu tahliye kararı, bizim için çocukların can güvenliğinin hiçe sayılmasıdır. Bu karar, çocukları ve genç kadınları koruması gerekenlerin, aslında faillere nasıl kol kanat gerdiğinin somut kanıtıdır.
KAMUOYU BASKISI OLMASA ÇOKTAN SÜMENALTI EDİLECEKTİ
Kamuoyu baskısı olmasa çoktan sümenaltı edilecek olan bu dosya, bir kez daha göstermiştir ki; bu düzen çocukları korumaktan acizdir, failleri ise el üstünde tutmaktadır. 20 Kasım 2025’te idari soruşturma başlatılmış, dört Meclis çalışanı tutuklanmıştı. 9 Şubat’taki duruşmada dört tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verilmiş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine sanıklardan üçü yeniden tutuklanmıştı. Yaşanan istismar olayları, münferitmiş gibi gösterilip unutturulmak isteniyor.
BU OLAY MÜNFERİT DEĞİL, SİSTEMATİK VE POLİTİKTİR
Bu, çocuklarımızı korumaktan aciz, yozlaşmış bir zihniyetin tezahürüdür. Çocukların staj yapmak için bile Meclis’e güvenle adım atamadığı bir ortamda, faillerin elini kolunu sallayarak dışarı salınması kabul edilemez! Bu yaşananlar asla ‘münferit’ bir adli süreç değildir. Bu, politik bir tercihtir. Çocukların ve genç kadınların hayatını kendi politik bekasının altına seren bu zihniyete öfkemiz dinmeyecektir. Çocuklar güvende değil ve bunun tek sorumlusu, adaleti kendi siyasi menfaatlerine göre bükenlerdir.
ÇOCUKLAR GÜVENDE DEĞİL, 2 TEMMUZ’DA DURUŞMADA OLACAĞIZ!
Bu olay, buzdağının sadece görünen yüzüdür. Meclis’e kadar gelebilmiş istismar olaylarında büyük bir artış yaşanıyor. Bu dosyalar böyle kapanmayacak, bu hukuksuzluğun sonuna kadar takipçisi olacağız. 2 Temmuz’da duruşmada olacağız. Adalet, failleri koruyanların değil, istismara uğrayan çocukların ve genç kadınların yanında tecelli edene kadar susmayacağız.”

5 Haziran Dünya Çevre Gününü kutlayan Tunç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eşi Emine Erdoğan tarafından başlatılan Sıfır Atık Projesinede değinerek şunları söyledi;
“Doğaya saygı, insanlığa saygıdır. Çevremizi korumak; toprağımıza, su kaynaklarımıza, ormanlarımıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır. Gelecek nesillere temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Çevre hakkı, insanın sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Temiz hava, temiz su ve korunmuş doğal yaşam alanları temel insan haklarının vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu nedenle çevrenin korunması, bugünün insanına olduğu kadar gelecek nesillere karşı da ortak sorumluluğumuzdur.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu çevre vizyonu ve sürdürülebilir kalkınma anlayışı doğrultusunda, doğal kaynaklarımızı koruyan ve gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmayı hedefleyen çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde hayata geçirilen Sıfır Atık Seferberliği de kaynakların verimli kullanılması, israfın önlenmesi ve çevre bilincinin yaygınlaştırılması adına ülkemizin dünyaya örnek olan projelerinden biri haline gelmiştir.
5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün çevre bilincinin güçlenmesine ve doğal emanetlerimize karşı sorumluluğumuzun daha da artmasına vesile olmasını diliyorum.”

Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesiyle başlayan 400 Yataklı yeni Bartın Devlet Hastanesine taşınma süreci mevcut Devlet Hastanesinin yarın taşınmasıyla sona eriyor.
Hastane, mesai bitimine kadar poliklinikler dahil mevcut binada hizmet vermeye devam edecek. Taşınma süresi ise mesai bitiminden sonra başlayacak.
Bartın Kumluca Belediye Başkanı Mustafa Bozkurt, gurbetteki Kumlucalılara, ikametgahlarını beldeye alması çağrısı yaptı. Bunun beldeye çok büyük katkısı olacağını ifade eden Başkan Bozkurt, “Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan alt yapıya, daha fazla hizmet daha güçlü yatırımlar, daha güçlü bir Kumluca hep birlikte mümkün. Gelin doğduğumuz topraklara birlikte sahip çıkalım.” dedi.

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, bu iptal kararını “Kadınların kazanılmış haklarına son saldırı” olarak değerlendirdi.
“Süresiz nafaka” söylemi bir manipülasyon olduğunu ifade eden Milletvekili Bankoğlu, “Yoksulluk nafakası, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek tarafın, diğerinden talep edebileceği bir haktır ve cinsiyetsizdir; ekonomik durumu kötü olan erkekler de nafaka alabilir. Konu sadece nafaka tartışması değil. Bu, boşanmayı zorlaştıran, kadını şiddet dolu evliliklere mahkum eden, aile kurumunu kadının özgürlüğü üzerinde bir baskı aracı olarak yeniden kurgulayan bir kadın düşmanlığı ajandasının parçasıdır.” dedi.
Hedef Medeni Kanunu tasfiye etmek
Medeni Kanunun tasfiye edilmek istendiğini savunanan Bankoğlu, “Hedef Anayasa’daki kadın-erkek eşitliğidir, Cumhuriyetin kazanımları ile Medeni Kanunun tasfiyesidir. Bu saldırılara geçit vermeyeceğiz. Geri adım atmak yok. Kadınların eşit, özgür ve şiddetten arınmış bir yaşam sürmesi için yıllardır süregelen mücadelemiz aynı kararlılıkla devam edecek!” şeklinde konuştu.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.